Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırma,gezegen atmosferlerinde daha önce hiç gözlemlenmemiş fiziki bir sürecin varlığını kanıtladı.
Kızıl Gezegen’in güney yarımküresinde ilkbahar ve yaz aylarında görülen Arsia Mons Uzun Bulutu (AMEC), her gün gün doğumuyla birlikte belirip üç saat içinde devasa boyutlara ulaşarak kayboluyordu. Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Mars Express aracı tarafından yakından izlenen bu doğa olayının arkasındaki fiziksel süreç bilim dünyasında uzun süredir tartışma konusuydu.
TOZ PARÇACIKLARI OLMADAN BUZUL BİÇİMLENMESİ
Dünya’da ve genel atmosfer modellerinde bulutlar, su buharının toz veya tuz gibi mikroskobik parçacıkların üzerinde yoğunlaşmasıyla (heterojen çekirdeklenme) meydana gelir. Ancak Paris Sorbonne Üniversitesi’nden Jorge Hernandez-Bernal liderliğindeki uzmanlar, geleneksel modellerin Mars’taki bu hızlı büyümeyi açıklayamadığını gördü.
Simülasyonlara toz taneciklerine ihtiyaç duyulmadan doğrudan su buharının buza dönüştüğü “homojen çekirdeklenme” sürecini dahil eden araştırmacılar, Arsia Mons üzerindeki devasa bulutun birebir aynı davranışını elde etmeyi başardı. Bu durum, gezegen atmosferlerinde ilk kez doğrudan su buharının buz kristallerine dönüştüğünü gösteren somut kanıt oldu.
MARS ATMOSFERİNDE NEM ORANI TAHMİNLERİN ÇOK ÜZERİNDE
Homojen çekirdeklenmenin gerçekleşebilmesi için atmosferdeki su buharı doygunluğunun aşırı yüksek seviyelere ulaşması gerekiyor. Arsia Mons yanardağının keskin yükseltilerinin oluşturduğu güçlü rüzgâr dalgaları, nemli hava kütlelerini hızla yüksek irtifalara taşıyarak havanın aniden soğumasını sağlıyor. Çalışma, Mars atmosferindeki nem oranının ve dinamiklerinin sanılandan çok daha yüksek olduğunu ortaya koyarken, gezegen bilimcilerin bulut oluşum modellerini yeniden ele almasını gerektiriyor.